Pages - Menu

30 Haziran 2016 Perşembe

Seboreik Dermatit Şampuanı

Seboreik Dermatit Şampuanı

Esenlikler!

Seboreik Dermatit, Seboreik Egzama denen ve doktorlarca "kronik" olduğu bildirilen bu cilt rahatsızlığında, kepek ve kabuklanma belirtilerini baskılayacak şampuanlar öne çıkmaktadır.

Şampuan ile tedavide esas, seboreik dermatit belirtilerini minimum düzeye çekmektir.

Laboratuvar çalışmalarınca, saçlı derideki mantar faaliyetlerini azaltan bazı kimyasal maddeler tespit edilmiştir. (kimi tesadüfen kimi araştırılarak)

Bu maddelere antifungal (mantar düşmanı) denir.

1- Ketoconazole: Tanıdık gelecektir. Genelde doktorlar bunu içeren şampuanlarla, "Ketoral, Nizoral, Konazol" tedaviye başlar.

2- Zinc Pyrithione: Çinko türevi bir maddedir. Kepek yapıcı mikroorganizmalara karşı etkililiği bilinmektedir. Nitekim ayağa düşmüştür, her şampuan markası içine bir miktar zinc pyrithione koyup 'kepek düşmanı' olma iddiası taşımaktadır.

3- Selenium Disulfide: Artık daha ağır bir kimyasal olan selenyum sülfat maddesine geçebiliriz. İşte her yerde okuyup imrendiğiniz yeşil kapaklı vichy hikayelerinin başrol oyuncusu bu maddedir. Bu maddeyi içeren başlıca şampuanlar: Selsun Blue, Head&Shoulders Clinical Strength, Vichy Dercos Anti Dandruff...

4- Coal Tar (Kömür Katranı): Bu maddeyi içeren şampuanlar ve sabunlar piyasada bulunmaktadır. Fakat saydıklarımın içerisinde en ağır olan belki de bu maddedir. Coal Tar, Türkçemize kömür katranı olarak aktarılabilir. Kömür katranı bünyesinde yaklaşık 10.000 kimyasal barındırır ve bunların yaklaşık %50'si tanımlanmıştır. 

FDA'nın yayınına göre şampuanlarda %0.5 ile %5 aralığında bulunuyorsa güvenilir düzeydedir. 

Coal Tar yani Kömür Katranı içeren şampuan deyince aklıma ilk olarak Prozinc Salicade şampuan geliyor.

Özetle; Seboreik Dermatit Tedavisinde, belirtileri baskılayan kimyasalların başında şu yukarıdaki maddeler gelir.

Yani alacağınız şampuanın içerisinde şu maddelerden herhangi biri varsa, kepeğe karşı olma gibi bir iddiası olabilir. Çünkü bu maddelerin kepek ve seboreik dermatit vakasına etki ettiği görülmüştür.

Fakat; bütün bu maddeler sonuç itibariyle ağır kimyasallar olduğu için çok sık kullanılmamalıdır. Denendi, onaylandı. Çok kullanınca, saçınızın yağ dengesi ve saç teli kalitesi yerlere vuruyor. Saç dökülmenizde artış görülebiliyor, kepeğin geçtiğine sevinemiyorsunuz bile!

Benim kişisel olarak tavsiyem şudur:

1- Saçınızı yıkama konusunda kendinize hakim olun. Her gün yıkamaktan, hele de günde 2 kere yıkamaktan vazgeçin. Hatta iki güne bir yıkamaktan dahi vazgeçin. İdeal olanı haftada bir ya da ikidir. 

Ben de bir seboreik egzama sahibi olarak, ilk zamanlar bunu başaramadım. Saçlarım çok yağlı oluyordu; banyodan çıkar çıkmaz bile saçlarımda yağlılık hasıl oluyordu.

Fakat sabrettim. Saçlarımı yıkamadım. Sonunda saçımdaki yağ dengesi düzeldi. Artık kesinlikle bir güne veya iki güne ve hatta üç güne yağlanan bir saçım yok. Bu çok önemli.

2- Kepeğe karşı kullanacağınız şampuanı eğer haftada 1-2 kez kullanırsanız, emin olun etkisi daha uzun soluklu olacaktır. 

3- 40 TL'nin üzerine çıkan bir şampuana Allah aşkına paranızı kaptırmayın.

Bu kardeşinizin Seboreik Dermatit serüveninde harcadığı parayla bir ilkokul yapılırdı. (abarttım?)

Açık adres vermek gibi olmasın ama, La Roche Posay gibi çok pahalı ve etkisiz şampuanlar almayın.

O halde uzatma Veysel bu sözü, dayanmaz herkesin özü. İşte ben tarafından denenen ve Seboreik Dermatit üzerinde etkisi olan şampuanlar:

Ketoral Şampuan
1- Ketoral: Haftada 1 kez kullanmak idealdir. Normal şampuanın ardından bununla kafa köpürtülür ve bir müddet durulur. (geleneksel bekleyiş) Ardından bol su ile gönderilir. Etki süresi genelde birkaç aydır. Fakat benim dayım ile annem, çok stresli olup bu hastalığı kafalarına takmadıkları için, Ketoral onlar üzerindeki etkisini hiç kaybetmiyor.

Mesela annem, kafasında kepek başladığı zaman hiç dert yanmadan gidip bir kere Ketoral ile yıkıyor kafasını, bunu iki hafta yapıyor. (haftada 1 kez) ardından kepek geçiyor. Sonra da kendine uygun şampuan ile (Blendax) kafasını yıkıyor. Dayım da öyle. 

2- Zetion ve Prozinc: Bu ikisi farklı markalardır. Fakat ikisinin de etken maddesi zinc pyrithione'dir. Zetion, sanırım tedavülden kalktı fakat normalde eczaneden 4 TL'ye alabileceğiniz ve küçük şirin, silindirik bir şekle sahip şampuandır. Bir yıl boyunca işimi görmüştür. Sanırım sonra benim panik ve stres düzeyimi arttırmam sonucu etkisini yitirmiştir.

Siz siz olun, seçip yaptığınız tedaviye inanın. Bu da anti-parantez olsun.

Zetion'u anlattık, gelelim Prozinc'e. Saç tahlili yaptırdığım eczacı bayan zorla satmıştır bana bunu. Kendileri Mor kutulu prozinc şampuan ve de kahverengi tonlarında kutulu prozinc salicade şampuandır.

Mor kutulu prozinc günlük kullanıma uygun hazırlanmış. Kahverengi olan prozinc salicade ise haftada 1 kullanılacak. Fakat daha önce Zetion kullanıp zinc pyrithione maddesine bağışıklık geliştirdiğim için ya da şampuan tırt olduğu için bende hiçbir şekilde etki göstermemiştir. Hatta saçlarımın kalitesini düşürüp bakır tele dönüştürmüştür.

3- Head&Shoulders ve Clear: Bu şampuanlar bende ve etrafımdaki Seboreik Dermatit hastalarında kafa karışıklığı yaratan iki markadır.

Bir kısım Seboreik Dermatit hastasında Clear şampuan gerçekten de işi yaramış ve kepeği sökmüştür. Fakat bende işe yaramadı. Aynı şekilde Haldır Şaldır şampuanı da kullandım, o ise sadece saçlarımı daha da yağlı ve tuhaf kıldı. Ancak oda arkadaşımın kepek problemini gözümün önünde çözdü.

Kişiden kişiye değişiyor bu şampuanların etkisi.

4- Yeşil Kapaklı Vichy: Yukarıda da bahsettiğim gibi bünyesinde selenyum sülfat barındırır. Rengi turuncudur şampuanın. Kokusu tuhaftır. 

Bu şampuanı kullanacak olanlar dikkatli olmalı. Bakın, ben bu konuyu detaylı işledim: okuyunuz buradan.
Özetle diyeceğim, bu şampuan sayesinde sıfır kepek ile iki-üç ay gezdim. Bu bambaşka bir tecrübeydi. Artık kapşonumdan kepek ayıklamıyor, sabah kalktığımda yastığımda beyaz deri döküntüleri görmüyordum. Bu şampuanı kullanınız. Fakat gözünüzü seveyim haftada 1 kez kullanınız.

İnşallah bu şampuan yazısı sizi sıkmamıştır. Bu şampuanlar kullanıp da etki gördüklerim. Bir de kullanıp da etki görmediklerim var, onları yazarsam iş çok karışır.

Normal Kullanıma Uygun Şampuan
Biotene H-24 Şampuan ve kıllı kolum

Diyeceksiniz ki haftada 1 kez bunu kullan diyorsun, e biz kafamızı nasıl temizleyeceğiz? Bu güzel bir soru. Bu yüzden kimyasalı az olan bir şampuan kullanmanızda fayda var.

Size önerebileceğim fakat pahalı olan bir şampuan var. 

Mill Creek Biotene H-24 Şampuan. 

Bu şampuan 40-45 tl civarlarında. GNC Store'larda bulunan bir şampuan. Hangi ilde merkezleri olduğunu buraya tıklayıp öğrenebilirsiniz.

Vallaha bu marka ile bir işbirliğim yok. Diğer ürünlerinin hiçbirini bilmiyorum. Sadece bu biotinli şampuanı kullanıyorum. Birçok yerde de gördüğüme göre özellikle saç çıkarmak ve saçı güçlendirmek için bir şampuan. Normal şampuan niyetine kullanılabilecek bir şampuan. Bitkisel ve saç güçlendirici.

Biotene H-24 Şampuan İçindekiler
Biotene H-24 Şampuan İçindekiler
Biotene H-24 şampuanın içinde işte bunlar bulunuyor. Ben kullanıyorum herhangi bir zararını görmedim. Faydası var onu söyleyeyim. Saçınız daha güçlü oluyor ve küçük saçların, tüylerin kalınlaşmasına fayda sağlıyor.

Umarım Seboreik Dermatit için şampuan seçiminizde bu yazı güzel bir rehber olmuştur.

Eksik-fazla yalan-yanlış varsa yorum yazabilirsiniz!

Sağlıklı günler!



28 Haziran 2016 Salı

Kandida Diyeti Nedir?

Kandida Diyeti Nedir?

Esenlikler!

Özellikle Amerika Birleşik Devletleri kapitalist ülkelerde; halkın cehaletinden de yararlanarak her gün onlarca çeşit ot-çöp ıvır-zıvır paketlenerek, "şifa" niyetine satılıyor.

Çınar ağacı yaprağını kurutup paketleyip 10 liraya satan mı dersin; annelerimizin salamura turşu yapmak için kullandığı, kilosu 1 lira olan rafine edilmemiş iri tuzu; himalaya tuzu diye gramını 20-30 liraya satanı mı dersin... Ne dersin?

Kısacası sağlık sektöründe üç kağıtçılık hat safhada. Özellikle bu gibi alternatif tıp, kocakarı ilaçları sektöründe.

Fakat...

Son son yıllarda duyma ihtimaliniz olan kandida diyeti veya kandida (candida) detoksu denen şey nedir?

Öncelikle şu detoks olayına da değinmek istiyorum. Efendim detoks, toksin denilen ve vücutta biriktiği iddia edilen zehirlerden kurtulma, arınma demektir.
Bizi korkuttukları şey şu; 

* Gün boyu çeşitli kimyasallara maruz kalıyoruz
* Yediğimiz içtiğimiz şeylerdeki zehirler de buna ekleniyor
* Çeşitli zehirler (toksinler) vücudumuzda birikiyor ve organlarımızı çalışamaz hale getiriyor
* İki üç yeşil bitkiyi blendırda çekip içtik mi oh, tepeden tırnağa zehirden arınıyoruz.

İnsanları en kıymetli şeyleri olan sağlıkları ile korkutarak para kazanan bir sektör var. Detoks, kulağa hoş gelse de bilimsel olarak hiçbir tutar yanı olmayan uçarı bir kavramdır. Zaten vücudumuz gün içinde zehirli maddeleri ter, idrar vb. yollar ile atar. Atamadığı zehiri kıyıda köşede biriktirmeye kalksa, emin olun hepimiz üç yıla kalmaz insanlıktan çıkarız.

Bu yüzden detoks kavramını ben siliyorum. Kandida konusuna geçelim.

Kandida Nedir? (Candida)

Candida, Kandida - Temsili
Kısaca kandida vücudumuzda, bağırsak floramızda bulunan bir çeşit mantardır.

Bağırsak floramız, yani faydalı bakteriler ile zararlı bakteriler arasındaki denge sağlamsa; vücudumuzda işler yolunda demektir.

Ancak çeşitli sebeplerden dolayı, bu faydalı-zararlı bakteri dengesi bozulmuşsa, bağışıklık sistemine anında etki ediyor ve bizim çeşitli hastalıklara daha yatkın olmamızı sağlıyor. İşte bu ortamda kandida denen mantar da çoğaldığı gibi, asıl mesele bağırsak floramızın dengesini yitirmesidir.

Bağırsak Florası Neden Dengesini Yitirir?

Bunda özellikle ne yeyip içtiğimizin hayati önemi vardır. Nitekim bağırsak; sindirim sistemimizin son halkası olup bağışıklık sistemimizin merkezidir. Burada bulunan faydalı bakteriler normalde zararlı bakterilerden çok daha fazladırlar.

Bu faydalı, minnoş bakteriler bizim hayrımıza çalışırken, zararlı bakteriler de iyi-kötü geçinir. Fakat şu sebeplerden dolayı faydalı bakteriler azalıp zararlı bakteriler sayıca artar:

1- Fazla ve gereksiz antibiyotik kullanımı. Biliyorsunuz antibiyotik bakteriler ile mücadelede kullanılan bir madde. Özellikle fazla kullanıldığında bağırsağımızdaki dengeyi bozuyor. Faydalı bakterilerin ölümüne sebep oluyor. Bu da, zararlı bakterilerin baskıdan kurtulup çoğalmasına sebep oluyor.

Nitekim benim Seboreik Dermatit Hastalığım, 7 gün antibiyotik iğnesi kullanmamdan birkaç ay sonra başladı. Bu çok ilginç!

2- Antibiyotikle faydalıyı öldürdük, güzel. Fast food, rafine şeker, rafine un, paketlenmiş gıdalar ile de zararlı bakterileri besledik mi; tamam. Kefenini hazırla. Mezar yeri beğen.

Bağışıklık çöktü ağabey! İçme gözünü seveyim, dördüncü bardak şu kola, içmeeee!

Sözü uzatmanın hiçbir manası yok. Gördünüz. Şu yukarıda saydığım gıdalar tüketirseniz zararlı bakteriyi beslersiniz. 

Ayrıca bu zararlı bakteriler obeziteye de sebebiyet verir. Çünkü sayısı arttığı zaman, bu azgın bakteriler midemize sinyal verdirip açlık hissi uyandırırlar. Özellikle şeker canları çeker.

Kandida Diyeti Nasıl Yapılır?

1- Faydalı bakterileri başta kefir olmak üzere yoğurt ile besleyiniz. Faydalı bakterilerimiz bize lazım.

2- Antibiyotiğin verdiği zararla ya da başka sebeplerle artma fırsatı bulmuş zararlı bakteriyi açlıktan gebertmemiz lazım. O yüzden şeker, beyaz un, kola, bütün o paketli çikolatalar vs., hamburger gibi mendebur yiyecekleri, tüketmemelisin. Cips falan hepsi dahil.

Bu işleme sadık kalırsan umulur ki bağırsak floran düzelir ve sağlıklı, gül yüzlü yanakları pempe pempe, saçları parlak, kepeksiz, seboreik dermatitsiz sağlıklı bir kişi balası olursun.

Seboreik Dermatit illetinden kurtulmak için, kandida diyeti!

Özellikle İngilizce sitelerde çok okudum; bu diyeti uygulayıp seboreik dermatit belasından kurtulan kişilerin sayısı tesadüf denemeyecek kadar çok!

Hastalığımızın ilacı bu olabilir gençler. Uyanın! 
Ben bu kandida diyeti olayına inandım, neden biliyor musunuz? Çünkü bilimsel bir doğruluk payı var ve ayrıca bizim cebimizden para çıkmıyor. Aksine abur cubura vereceğimiz parayla fındık fıstık alıyoruz.

Ayrıca bu diyetin yanında şu tedavi önerilerimi de inceleyin, hepsini bir arada yapın; yüzünüze nur inecek.

Seboreik Dermatit Tedavileri

Dermatitsiz Günler!


27 Haziran 2016 Pazartesi

Meditasyon ve Stres

Meditasyon ve Stres Yönetimi

Merhaba değerli okuyucum!

Meditasyon yapan bebe
Bugün yine içten sıcak-samimi fakat laubali olmaya ramak kala ciddiyetini takınan bir yazı yazacağım. Az ve öz.

Biliyorsunuz ki bu blog genel olarak Seboreik Dermatit hastalarının bir umut ışığı olmak amacıyla kuruldu ve yazılar da ona göre şekilleniyor.

Günümüzde birçok hastalığın sebebi ve hastalığın seyrini kötüye götürücü faktör olarak "stres" suçlanıyor. İnsan bir müddet sonra afallıyor, yahu stres deyip duruyorsunuz da nedir bu "stres" ?

Stres Nedir Ya?

Bilgisayar kullanıcıları bilirler, CTRL ALT DELETE kombinasyonu ile görev yöneticisini açtığınızda; bilgisayarın güç kullanımı hakkında bilgiler görürsünüz. Bilgisayar kapasitesini ne derece zorluyor, neler olup bitiyor görürsünüz.

İşte kabaca stres tam olarak budur. Bilgisayarın stresi bu şekilde izlenir. Eğer bilgisayar çok stresliyse, kapasitesinden fazla iş yükü ile yüklenmişse; ısınır, fan hızla çalışır ve "vuuu" diye ses çıkarır; işlemler yavaşlar...

Bilgisayar için stresin yan etkileri bunlardır.

Peki insan, kaldırabileceğinden fazla yük ile yüklendiğinde ne olur? İlginçtir, insanın da ısısını değişimler olur, çok düşünüyorsa beyni zonklar, terler, kalp atışı hızlanır; vücudunda bir şeyler salgılanır ve huzursuzluk duyar. Boğulur. Seboreik dermatit olur. Seboreik dermatiti azar, kepekler fışkırır.

Stres sıfırlanmaz; bu ölüm demektir. Çünkü yaşamı devam ettirmek için vücut içinde belli oranda bir hareket-telaş olmalıdır, olur. Aynı bilgisayardaki gibi. Fakat aşırı stres, yan etkilere ve hastalıklara sebep olur.

Stresten kurtulmanın birçok yolu vardır. kendi tecrübelerimden yola çıkarak söylemek istiyorum ki en stresli durum, zaman ile yarıştır. Zaman kısıtlamasının olduğu durumların neredeyse hepsi insanın stres oranını arttırır.

Ödev yetiştirmek, son gece sınava çalışmak, borcunu ödemek için 3 gün kalması, istediğin şeye anında sahip olmak istemek, randevuya yetişmek...

Aslında öncelikle, sizde neyin strese sebep olduğunu tespit etmenizde fayda vardır.

Örneğin ben fakülte binasından içeri girerken stres olduğumu hissederim. Bunun üzerine biraz düşündüğümde, kendimdeki aşağılık duygusunu fark ettim. Sanki ben bu fakülteye yakışmıyorum, herkes zengin ben fakir fikri beni içten içe stres ediyor-muş. Gördüğünüz gibi sizi strese sokan fikirlerin farkına hemen varamayabilirsiniz. Bu yüzden üzerine bir miktar düşünmek gerekir.

Meditasyon Nedir Pekiyi?

Sözü uzatmayalım: Meditasyon diye bir şey var, Türkçe'de tefekkür diyebiliriz buna. Yani bütün odağını dış dünyadan çekip sıyırıp kendi içine yöneltmek. 

Birçok meditasyon türünden bahsediliyor, meditasyon öğretimi için ücretler talep ediliyor, meditasyonların abartılı faydaları dolaşıyor ortalıkta. Aldanmayın. Meditasyon gayet açık, anlaşılır ve öğrenmesi kolay bir rahatlama ve öz disiplin yöntemidir.

Nasıl Meditasyon Yapılır?

Meditasyonun hikmeti çok, yapılan birçok araştırmaya göre stres düzeyinizi ve irade öz-kontrol düzeyinizi gerçekten arttırıyor ve yaşam kalitenizi belirgin şekilde yükseltiyor. Olay çok basit:

1- Sakin, sessiz, insandan uzak bir köşe bulun. (En zor kısım!)
2- Buldunuz mu? Helal olsun.
3- İnsansız köşenizde, sizi rahat ettiren bir yere oturup bağdaş kurun. (Bağdaş kurmak Türkün işi ;) )
4- Gözlerinizi yumun. (korkmayın ben buradayım)
5- Nefesinize odaklanın. Nefes alın-verin... alın-verin...
6- İşin püf noktası bu: hiç bir şey düşünmeyin, hiç hareket etmeyin, vücudunuzda oluşan kaşınmalara, gıdıklanmalara kulak asmayın. Kaşımayın bir yerinizi, put gibi durun.

Odağınız hep nefes alıp verişinizde olsun.

İlk dakikalar içinizden sadece "nefes alıyorum, nefes veriyorum" diyerek odağınızı arttırabilirsiniz.

Bir süre sonra bunu demeyi bırakın. Sadece nefesinizi alıp vermenize odaklanın.

İşte meditasyon bu kadar. İşin özü bu. İlk yapışlarınızda elbette uzun süre yapamayabilirsiniz. Sorun değil. Beş dakika yapmanız bile inanın çok büyük faydalar sağlar. Zamanla bu süreyi uzatmak elinizde.

Meditasyon böyle yapılır. Ardından stres azalmış olur. Meditasyon her gün yapılır ve hayat tarzı haline gelirse;

1- Öfke kontrolü
2- Stres kontrolü
3- İrade kontrolü

Sizin elinize geçer, geçtiğini hissedeceksiniz.

Denendi. Onaylandı. Şak! (mühür bastım da ordan çıktı bu şak sesi)



26 Haziran 2016 Pazar

Benim Seboreik Dermatit Hikayem

SEBOREİK DERMATİT HİKAYEM


            Merhaba değerli dostlar. Bendeniz, 14-15 yaşından beri 6 yıldır bu illet hastalığı çekmekte olan, ve sanırım bir ömür boyu da çekecek olan dertli kardeşinizim.

                Her şey, bir yaz gecesi kafamın aşırı derece kaşınmasıyla başladı. Aman Allah'ım, kaşı kaşı kaşı kaşı... neredeyse kafamın derisini yüzecektim. O güne kadar kafamda hafif kepeklenmeler olup geçmişti, ancak ilk kez bu denli kepek istilasına uğradım. İşin en hazin yanı ise, saçımı her tarayışımda en az 100 tel dökülmeye başlamıştı. O güne kadar saç dökülmesi nedir bilmezdim, üstüne üstlük son derece kalın telli ve aşırı gür siyah dalgalı saçlara sahiptim...

               O geceye kadar, haftada 2 kez banyo yapar ve 2 kez dalan sabunla 1 de sıradan herhangi bir şampuanla saçımı yıkardım. Durumun vahimliğini anlayasıya kadar da, seboreik olmama rağmen bu düzenden vazgeçmedim. Seboreik Dermatit başlayıp ilerledikten 2-3 ay sonra, sağlık ocağına gittim ve doktor bana Ketoral adlı şampuanı verdi. İşte 6 yıldır bitmek bilmeyen saç ürünü arama-bulma silsilem, böyle başladı!

Ketoral denen bu medikal şampuanı bitesiye kadar kullandım. Bittikten sonra da birkaç kutu daha kullandım. Fakat ne yazık ki kepeğimi sonlandıramadığı gibi, saçlarımı da tel tel yaptı. Saç dökülmem sanki daha da arttı. Ketoral'e veda ettim... Sanki ondan daha farklıymış gibi "Konazol" yazdı bu kez sağlık ocağı doktoru!


Ketoral en azından bir ara kepeğimi geçirmişti. (Sonra tekrar nüksetti) Konazol onu bile beceremedi. Tüü sana Konazol!

Lise çağındaydım. Yıllar yılları kovaladı. Aslında çok fazla kafama takmıyordum ama, saçım da kaşınmadan durmuyordu. Kaşınmanın ötesinde benim moralimi bozan, o güzel saç, o güzel o cici saç, o güzeeel.. o siyah gür saçlarımın avuç avuç dökülmesiydi!

İki yıl sonra sabunu bırakmam yönünde telkinler aldım. Küçüklüğümden beri sırdaşım, yoldaşım, temizlik arkadaşım olan sabun; artık benim banyodaki hazin hallerimi uzaktan seyreden eski bir dostum olmuştu.


Bulunduğum ilçedeki devlet hastanesinin Cildiyesine gittim. Son derece gıcık ve baştan savan Uzman Doktor, bana minoxil forte ve adı sanını unuttuğum bir şampuan yazdı. İkisini de almadım. Doktor gülümseyerek, "Stres çok yapıyorsundur, strestendir. Geçer geçer" dedi. Geçmedi. Üstelik son derece vurdumduymaz ve stressiz olan ben için, "streslisin" sözü çok saçma gelmişti.

Bulunduğum ilçenin yakınındaki bir üniversite hastanesine gittim, ordaki doktor da erkek tipi saç dökülmemin olduğuna kanaat getirdi. Buna da seboreik dermatit eşlik ediyormuş. O da minoxil forte %5 yazdı. Üniversiteli yazınca, insan bir şey sanıyor tabi. İnandım, aldım bir şişe minoxil forte.

Kafaya püskürtme şeklinde kullanılan bu ilaç, 6 ay düzenli kullanımdan sonra saç çıkartıyormuş dendi. İnanmıyordum, inanmak istedim. Fakat 20 gün kullandım (kullanmaz olaydım) Hem o kadar kimyasal banyosuna maruz kaldım, hem de SEBOREİK DERMATİT AŞIRI DERECE AZDI! Kafamda kepekler cima edercesine cümbüş halindeydiler. Saçlarım tel tel oldu, bildiğin bakır tel gibi oldu. Daha da fazla döküldü. Yeter ulan! dedim. 50 liraya aldığım minoxili, derhal hayatımdan şutladım.

Yıllar yıllar içinde, değişik ürünler denedim. Sarımsaklı şampuanlar, çeşitli yağlar; zeytinyağı, badem yağı, yağı yağı yağı... Benim gibi kepek sorunu çeken sınıf arkadaşım İsmail, berber amcanın kendisine önerdiği "ZETİON" adlı şampuandan bahsetti.

Eczaneden 3 liraya kolayca temin edilen Zetion süspansiyon şampuan, bir ay haftada 1-2 kez kullanımım sonucu gerçekten de kafamdaki kepeği söküp atmıştı. Kafamda kepek kalmamıştı, ancak saç kalitem düşmüş ve saç dökülmem de durmamıştı...

Kepeğim geçti işte deyip saçımı güçlendirecek şampuanlara döndüğümde kepek yeniden azmaya başladı. Ben de kepek azdıkça Zetion kullandım. Bir müddet sonra Zetion etkisini yitirmişti artık...

(La Roche Posay soykası)

Gazi Üniversite Hastanesinin Cildiyesine gittim, bana ilk önce La Roche Posay'ın, aşırı derece pahalı iki şampuanını yazdı. Yanlış hatırlamıyorsam 70-75 liram gitti. Allah kimseyi bu hallere düşürmesin. Çok para kaptırdım, çok! Biliydim böyle olacaanı, ayfon 5 alırdım!

Size tek önerim, La Roche Posay falan kesinlikle almayın, kesinlikle! Paranızı çöpe atmayın! Asla işe yaramıyor. Hatta kaşıntıyı arttırıyor. Yazık o paraya.



Saçımı güçlendirmesi için doktor, Vichy'nin kırmızı kutulu şampuanını ve de Telovium vitamin takviyesini kapsul yazdı. İkisini de devlet karşılamıyordu, vitamin takviyesinin kutusu 80 liraydı ve 1 aylıktı. Kapsülle birlikte Vichy'nin kırmızı şampuanını da kullandım. Kepeğime faydaları olmadı ama, saçım birazcık canlandı. Yalan yok.




Artık lise bitmişti, üniversiteliydim. Bu saçımdaki kepek illetine rağmen, sevdiğim kıza kendimi beğendirebilmiştim. Bu bile benim stresimin geçmesine sebep olmadı. Kepeğim ve saç dökülmem arttı. Artık şakaklarımda ve saçımın genelinde ciddi oranda azalmalar ve açılmalar vardı. Nice otacı yolu yordamı denedim. Web seyyahındaki tedaviyi denedim, ne görsem denedim. Aslında hikayemi çok uzatmaya gerek yok. Her bir konuyu ayrı ayrı irdeleyeceğim.

Bütün bu hikayemden çıkardığım ders şu:

Saçım dökülmüyor diyorsanız, içeriğinde selenium sulfat olan Head and Shoulder Intensive Treatment ve Vichy Yeşil Kutu, ya da Zinc Pyriton içerikli şampuanlar kullanın. Çok sık kullanmamaya özen gösterin, çünkü bu maddeler saçın kalitesini ve saç derisinin düzenini bozuyor.

Kişisel tecrübem; Vichy Yeşil kutu saçımın seboreik belasını 1,5 HAFTADA çözdü! Kafamda tek bir kepek, kaşıntı falan kalmadı. Şaka gibi!
Kişisel hezimetim; Vichy Yeşil kutu, saç dökülmem de olduğu için saçımı iyice döktü, saçımın yağ dengesini mahvetti, saçım aşırı dökülmeye başladı ve saçlarım tam anlamıyla bakır tele döndü. Vichy'den başka Prozinc gibi içeriğinde zinc pyrithione olan şampuanlar da saçımı bakır tele çeviriyordu.

Yani kepekten kurtulmak istiyorsanız, saçınızın kalitesini feda edeceksiniz, saçıma bir şey olmasın diyorsanız kepeğe kaşıntıya katlanacaksınız.

Aslında kilit nokta şu; alışmak ve kafaya takmamak. Bugünlerde ESKİ DÜZENİME GERİ DÖNDÜM! Yani hikayeyi başa sardım. 2 sabun + 1 şampuan. 

1) Doğal Defne Sabunu (Antakyadan gelme, Şenköyler marka) 2 kez yapıyorum, kafamı bir güzel temizliyor oh gıcır gıcır. ( Sabunu bıraktıktan sonra, şampuanlar saçımda köpürmez olmuştu. Saçımı hiç bir şampuan adam gibi temizlemiyordu. İllallah ettim sabuna döndüm!)

2) Head And Shoulders şampuanı. Bu şampuanı illa tavsiye etmiyorum. Zamanında sadece Head and Shoulders ile yıkanıyordum, fakat saçımı hiç iyi yapmadı. Kepek de geçmedi. Kir de götürmüyordu. Yağlılık da cabası. ANCAK; 2 defa sabun yaptıktan sonra, elime azzıcık şampuan döküp saçımda köpürtünce çok güzel oluyor.

Sonuç: Hala kafamda ufak-tefek kepekçikler var, ara ara tatlı tatlı kaşınırlar. Ama UMRUMDA değil. Hayat devam ediyor, umrumda olmaması ve kendimce bir DÜZENİ oturtmuş olmam stresimi son derece azalttı.

Siz de, ikide bir şampuan değiştirip "hangi şeyi kafama sürsem, ne yapsam, ne etsem" çelişki ve bocalamalarından kurtulup kendinize bir yol çizin ve hayatınıza artık devam edin. Çünkü bu kısmen de genetik. Bütün bu konuları ayrı ayrı bloğumda işleyeceğim. Umarım faydalı bir içerik olmuştur.

Özet: Pahalı kepek şampuanlarına para vermeyin.

Saç Dökülmesi İçin Okunacak Dualar


Saç Dökülmesi İçin Okunacak Dua

İnsanoğlu olarak çeşitli hastalıklar ve belalar ile boğuşmak durumundayız. Karşı karşıya olduğumuz bu güçlüklere bilim ile her zaman bir tedavi, bir çıkar yol bulamamaktayız. Böylesi durumlarda devreye, bütün bu alemin, bütün bu sistemlerin yaratıcısı ve bilimi en yüksek olan Allah'tan şifa istemek giriyor.

Yukarıda Arap harfleri ile yazılı olan dua, saç dökülmesi ve saç hastalıkları için okunabilecek bir duadır. Duanın latin harfleri ile yazılışı:

Bismillahirrahmanirrahim

 "Ve yeşfi suduura kavmin mu'minin" "Ve şifaun lima fissudur" "Fihi şifaun linnas""Ve nunezzilu minel kurani ma huve şifaun rahmetun" "Ve iza maridtu fehuve yeşfin""Qul huve lillezine amenu huden ve şifa''


Allah'ın adlarını kullanarak, ondan bir şeyler istemek, dua etmek her zaman etkili bir yöntem olmuştur. Elinizi hastalıklı bölgenize (yani saçlarınıza) götürün, saçlarınıza hafif hafif masajlar yaparken şu adı zikredin: "El Bedi"


Ayrıca, çeşitli alimlerin inzivaya çekilip de keşfettikleri şeylerden bir tanesi de, günde 117 kez "Yâ Kaviyy Celle Celalühü" sözünü zikrederek, saç dökülmesi ya da saç derisindeki hastalıklardan kurtulmak olmuştur.


Bütün bu sistemin yaratıcısı, elbette her şeyin işleyişinden haberdardır ve bizleri kurtaracak güce ve ilme sahiptir. Düzenli olarak bu duayı okuyup da (en az iki ay) fayda görenler olmuştur. Her zamanki gibi, duayı gönülden etmek, inançlı olmak, şüpheye düşmemek, şifanın geleceğinden emin olmak duanın etkisi açısından çok önemlidir.

Allah şifa versin.

Seboreik Dermatit Saç Döker Mi?

Seboreik Dermatit Saç Döker Mi?

Bu adam da salak mıdır nedir, güzel işte saçın
Bu bir zorunluluk veya mutlaka seboreik egzamaya eşlik eden bir durum değildir. Fakat en kısa şekilde cevap verecek olursak dökebilir, ancak herkeste değil.

Bendeki seboreik dermatit vakası ilk gününden beri saç dökülmesi ile birlikte devam etmektedir. Seboreik Dermatit olmadan önce saç dökülmem yoktu, fakat seboreik dermatite yakalanmamla birlikte anında saç dökülmesi başladı.

Fakat aynı benim gibi Seboreik Dermatit hastası olan arkadaşım Cihat'ın saçında dökülme yok.

Dr. Sezin Fıçıcıoğlu Seboreik Dermatit üzerine bir tez hazırlamış. Allah razı olsun. Onun derlediği bilgilerden yola çıkarak saç dökülmesi ve seboreik dermatit ilişkisi hakkında şunları söyleyebiliriz:

1- Saçlı deride kaşıntı yoğun olabilir, kaşıma ve sürtünme etkisiyle folikülitler oluşabilir. (kıl kökü iltihabı)

2- Ergenlik sonrası seboreik dermatit vakasında saç dökülmesi de eşlik edebilir.

Ve merak ettiğimiz soru: Seboreik Dermatit dökülen saçlar geri çıkar mı?

Bilimsel olarak aynı kaynaktan devam edelim: Evet. Seboreik Dermatitin sebep olduğu saç dökülmesi geri dönüşümlüdür ve hastalık geçtikten sonra zamanla saçlar yerine yeniden çıkabilir.

Seboreik Dermatit her kişide saç dökülmesine yol açmadığı gibi, seboreik dermatit ile dökülen saçlar yeniden çıkar.

Seboreik Dermatit'in sebep olduğu saç dökülmesi geçicidir fakat bizim kaşıyarak saç derimizde oluşturduğumuz hasardan dolayı oluşan saç dökülmesi ne yazık ki geçici olmayabilir. Bu yüzden her zaman dediğim gibi; şu elimizi saçımızdan çekelim. Kaşımayalım!

Kaynakça ve İleri Okuma İçin: Saçlı Deride Seboreik Dermatit

Vichy Yeşil Kapaklı ve Seboreik Tedavisi

Esenlikler!

Seboreik Dermatit tedavisine yönelik hazırladığım içeriklerden en önemlilerinden birisi bu; Yeşil Kapaklı Vichy hikmetleri üzerine durduğum olanıdır.

Birkaç yerde yeşil Vichy kullanan seboreik dermatit hastaları, bu hastalığı kökten söktüğünü belirtmiş. Haliyle ben de internette araştırma yaptığım sırada bunu fark ettim. Bir umuttur yaşamak deyip eczanenin yolunu tuttum.

* Yeşil Kapaklı Vichy; Eczaneden temin edilir. 

Bu şampuanın etken maddesi kuvvetli olup sık kullanılması önerilmemektedir.

Benim kullandığım yeşil kapaklı Vichy şu idi:
Merhaba ben yeşil Vichy.
Bu şampuanı birkaç hafta kullandım ve inanılmaz bir şekilde seboreik dermatit %100 yok oldu! Seboreik dermatit kesin çözüm diyebileceğim tek şampuan bu oldu.

Vichy ile bir anlaşmam yok. Sadece tecrübelerimi bildiriyorum. Daha derli toplu olsun diye şampuan tecrübemi şöyle sıralayayım:

1- İflah olmaz bir seboreik dermatit hastası idim. Bu değişik kokulu, vichy yeşil kapaklı şampuanı aldım. (Hassas cilt için olanı almayın, işe yaramıyor-resimdekini alınız) 

2- İlk kullanmamda belirgin bir etki göremedim fakat devam ettim.

3- Üçüncü veya dördüncü kullanmamdan sonra inanılmaz bir şekilde kepeğim yok oldu. Yıllar boyu kepeğe alışmış bir insan olarak bunu çok yadırgadım. Ve sürekli diken üstündeydim. Her sabah kalkıp saçımı yokluyordum. Kepek geri geldi mi? diye.

--- Sonunda Yan Etkiler Hasıl Oldu ---

1- Saçlarım çok çabuk yağlanmaya başladı. Yağlı bir görünüm aldı. Banyodan hemen sonra yağlanıyordu.

2- Saçlarım aynı bakır tel gibi görünmeye başladı. Kalitesi düştü. Ağır kimyasal nedeniyle cansızlaştı.

3- Saç dökülmem durmadığı gibi, bana göre bir miktar arttı.

En sonunda saç dökülmeme ve bu kalitesiz görünüme dayanamayıp defne sabunu ile kellemi yıkadım. O da ne, kepeklerim bütün şiddetiyle, bütün hiddetiyle banyo sonrası hemen hortladı. 

Aman Allah'ım, Vichy'den bir an döndüğüm için kepek belasına yeniden kavuştum. Saç derim çok dengesiz ve fena bir hal aldı.

O tarihten sonra Vichy yeşil kapaklı şampuana bir daha dönmek istesem, o ilk kullandığımdaki gibi kesin sonucu alamadım. Saçlarım bir daha da Vichy ile ahenk tutturamadı. O kepeksiz, kaşıntısız iki ayımı özlüyorum.

Size Önerilerim:

1- Şampuanın yan etkilerinden korkmayın. Benim bilinçsiz kullanmamdan dolayı olabilir. Aslında bu şampuanı haftada bir kere kullanmak, son derece dengeli sonuç doğurabilir diye düşünüyorum.

2- Bu şampuanı kullanacaksanız yıkama sıklığınıza dikkat ediniz.

3- Bu yan etkiler bana özel olabilir, saç dökülmem de genetik erkek tipi dökülme olabilir. Bu yüzden sizin gözünüz korkmasın. Çünkü kepeği yok ettiği bir gerçek. Ama bilinçli kullanmak önemli. 

Size şifalar diliyor ve Vichy Yeşil Kapaklı'nın yeni görüntüsünü sunuyorum. (Vichy Dercos)
Selamınaleyküm ben yeni Vichy. Formülüm aynı.


Not: Bu yazı benim tecrübelerimden damıttığım bir yazıdır. Ürün reklamı veyahut eleştirisi veyahut da garanti bir tedavi ihtiva etmez.

Seboreik Dermatit Tedavisi

Merhabalar!

Seboreik Dermatit adlı cilt hastalığının, ki biliyorsunuz kendisini şu yazımızda tanımlamıştık: Seboreik Dermatit Nedir? bir tedavisi var mı?

Bu soruya iki türlü yanıt vermek mümkündür:

1- Evet, Seboreik Dermatit tedavi edilebilir bir sorundur.
2- Hayır, Seboreik Dermatit tedavi edilemez bir sorundur.

Diyeceksiniz ki bu ikircikli anlayış neden? Sebebi şudur: Tedaviden ne anlıyorsunuz?

Bir ilacı ya da bir şampuanı düzenli bir şekilde kullanıp da ömür boyu seboreik dermatit'ten kurtulmanız pek mümkün gözükmüyor.

Fakat moralinizi bozmayın, nasıl ki grip hastalığından bir kere kurtulsak da, belli bir müddet sonra yine grip oluyoruz; yeniden kepeklenmek de böyle bir şey. Bu yüzden tedavi; seboreik dermatit hastalığının oluşturduğu yan etkileri minimum düzeye indirmek olarak algılanırsa, evet tedavisi mümkündür.

Öncelikle Seboreik Dermatit nerenizde görülüyor? Saçlı deride mi, yüzünüzde mi, kaşlarınızda mı ya da vücudunuzun neresinde? Tedavi genelde buna göre şekilleniyor.

Ben bu yazımda bilimsel konulara dalıp okuyanı sıkmak istemem. Nitekim, bilimsiz de olmaz. Bu hastalığın sebebini daha önce hain mantar 'malassezia furfur' olarak belirtmiştik. Dermatolog sizi muayene ettiğinde de, yazacağı ilaç ve medikal şampuanlar bu mantarı öldürmeye, baskılamaya yönelik olacaktır.

Seboreik Dermatit'in Şampuanla Tedavisi

1- Genelde tedaviye ketakonazol içeren şampuanlar ile başlanır. Ketoral, Konazol gibi. Bu şampuanlar kısa vadede kimileri için etkili olur; fakat bir müddet sonra doğal olarak etkisini yitirir.

Çünkü dediğim gibi, medikal tedaviler kökten sorunu çözmeye yönelik değildir; adeta mantar ile savaşmaya dayalıdır. Siz onla savaştıkça, o da bir şekilde güçleniyor ve şampuandaki etken maddelere karşı bağışıklık kazanıyor.

Selamunaleyküm ben Zetion.
2- Berberlerin çokça önerdiği fakat günümüzde bulması biraz zorlaşan meşhur Zetion şampuan, yine tedavide kullanılabilir. Zetion şampuanın hikmeti şudur; içinde önemli miktarda zinc pyrithione etken maddesi içerir.

Bu zinc pyrithione maddesinin kepek üzerine etkisi gerçekten de kanıtlanmıştır. Zetion kullanan arkadaşlarımızın bir kısmı yıllarca bu hastalığı yeniden görmediğini aktarıyor.

Ben de Zetion çokça kullandım. Kullandığım dönemlerde etkisini gördüğüm oldu. Fakat bir müddet sonra bende bu da bağışıklık yaptı.

3- Genel olarak zinc pyrithione içeren market şampuanları. Bunlar Head&Shoulders, Clear, Blendax markalarında olabilir.

Şahsen söyleyeyim; bu şampuanların hepsini denedim, akıbetleri annemin beton sildiği vileda deterjanı olmak... Çoğu zaman ^bende^ kepeği arttırıcı bir etki gösterdiler hatta. Fakat sizde nasıl olur bilemiyorum. Seboreik Dermatit kişisel olarak farklı farklı ortaya çıkan bir hastalık.

4- Bir müddet sonra bu şampuanlar kesmez, daha ağır, daha kimyevi bir şey arzularsınız. Ve bulursunuz da. Head&Shoulders Clinical strength marka şampuanın Seboreik Dermatit üzerine etkisi görülmüştür. Gerçekten siler atar.

Efsanevi olanlardan biri de, yeşil kapaklı Vichy marka egzama şampuanıdır.

Merhaba ben işe yaramayan Vichy şampuanı
Beni kullanmayın.
Bu şampuanın, kimyasalı azaltılmış olanı vardır. Onu hiç kullanmayın boşuna. Çünkü etkisi yoktur (Benim üstümde etki etmedi)

Bütün bu Seboreik Dermatit tedavi yöntemlerini ve benim denediğim tedavi yöntemlerini aşağıdaki linklerden detaylıca görebilirsiniz. Sizin için listeliyorum.

Seboreik Dermatit Egzama Tedavi Yöntemlerim

1- Akılcı Duygusal Terapi (Mutlaka Okuyun - Stres Yok Edici)
2- Kandida Diyeti (Candida)
3- Yaşam Tarzı Değişikliği
4- Kuruyemiş ve gıda takviyesi
6- Genel Şampuan Deneyimlerim
7- Yüzdeki Seboreik Dermatit İçin Annemin Tedavisi
8- Seboreik Dermatit ve Din İlişkisi
9- Meditasyon ve Beyne Hükmetme

Bu liste uzar. Denediğim bütün tedavi yöntemlerini sizlerle paylaşacağım, ayrı başlıklarda ve detaylarıyla. Esen kalın!

Siz de kullandığınız tedavi yöntemlerini benimle paylaşırsanız sevinirim!

25 Haziran 2016 Cumartesi

Hakkımda

Merhabalar!

Seboreik Hikayemin Tamamını Bu Yazının Üstüne Tıklayarak Okuyup İbret Alabilirsin.

Bendeniz KaraKalpak lakaplı, ismini vermek istemeyen bir Seboreik Dermatit ile şereflendirilmiş bir kişi balasıyım.

Yurttaşlar, müsterih olunuz. İçinizi rahat tutunuz. El birliğiyle, gönül gönüle bu derdin de üstesinden geleceğiz! 

Evet, ben inanıyorum; sizler de inanıyor musunuz?!

İnanın.

Seboreik Dermatit denen egzama hastalığına dair her şeyi bulabileceğiniz ve tamamen %100 denenmiş tedavi yöntemleri ve ipuçları ile bezeli bir blog kurmak istedim.

Bu blogda yalnız olmak istemem, sizler de yorumlarınızla yanımda olursanız sevinirim! 

Bloğu kuruş amacım tamamen paylaşmak, insanca; fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür biri olarak düşüncelerimi sunmaktır.

Sözü uzatmanın faydası yoktur. Bloğumda gezinin, tozun, tıklayın sağa-sola, çekinmeyin; evinizde gibi olun!


Seboreik Dermatit Nedir?

Seboreik Dermatit Nedir?

Seboreik Dermatitli bir çift. Ne yani illa suratı asık ve saç derisi kıpkırmızı ve sarı yağlı pullu adam resmi mi koyaydım?
Seboreik Dermatit adlı illet ile 6 yıl evvel yolumuz kesişti. O zamanlar başıma gelen bu şeyin ne olduğunu bilmiyor, adlandıramıyordum.

Seboreik Dermatit Ne Değildir:

1- Basit kepek problemi değildir,
2- Saç hijyeni, sabun artığı vs. ile alakalı değildir,
3- Bulaşıcı bir hastalık değildir.
4- Nitekim öldürücü bir hastalık da değildir!

On dört yaşında Seboreik Dermatit hastalığına yakalandığımda, aşırı derece gür olan saçlarımda o güne dek görmediğim bir kaşıntı hasıl oldu.

Kaşıntı, Seboreik Dermatit'in en önemli belirtilerindendir. İlk kez yakalandığım gece, kaşıntıdan saç derimi kanattım.

O gece geç uyuyabildim ve sabah uyandığımda, saçımda bir şeyler olduğunu hissediyordum. Elime tarağı alıp saçımı taradım.

Aman Allah'ım; saçlarım yağmur gibi dökülüyor ve de beyaz beyaz pullar, küçüklü-büyüklü kepekler savruluyor. Eskilerin tabiriyle pamuk attırıyor gibi saçlarımdan kepek attırdım.

Ve ilginç bir fantezi ile kepek ve saçlarımı bir kavanoza koydum.

O gün adını koyamadığım bu hastalığın, Seboreik Dermatit olduğunu öğrenmem birkaç yılımı aldı. Aşırı gür saçlı olduğum ve erkeklere has başıboşluğumdan, saç dökülmemi önemsemeyip bendeki bu rahatsızlığı da yanlışça "kepek problemi" olarak nitelendirdim.

Seboreik Dermatit kesinlikle gündelik kepek problemine benzemeyen, azgın ve inatçı bir cilt hastalığıdır. 

Saç derim tatlı tatlı kaşınıyor, ben de kaşıyordum. Seboreik Dermatit'in saç derimde ve alın çizgimde oluşturduğu deri tabakalarını tırnağımla soymak, adeta bir zevk haline dönüşmüştü. Soyduğum deriler hiçbir zaman boş gelmedi elime, mutlaka üzeri saç doluydu.

Saçımı kaşıyarak ve kepekleri soymaya çalışarak saçlarımı yoldum aslında.

Saç sayımda gözle görülür azalma meydana gelince silkindim ve ilçemizdeki devlet hastahanesinin yolunu tuttum.

+Bu nedir doktor bey !?
- Seboreik Dermatit. Stresli misin?
+ Yoo...
- Genelde stresten dolayı ortaya çıkar.
+ Aslında üniversiteye giriş sınavına hazırlanıyorum. Fakat çok rahat bir öğrenciyimdir...
- *gülümseyerek* Stres yapmamalısın. Al sana Ketoral. Kullan :)

Tedavi sürecini diğer yazılarda detaylıca işleyeceğim, merak etmeyin. Altı yıl bana çok şey öğretti. Ve öğrendiğim kadarıyla "Seboreik Dermatit Nedir" sorunuza şu yanıtları verebilirim:

1- Seboreik Dermatit inatçı bir cilt hastalığıdır.
2- Sebum denen yağların salgılandığı saçlı derilerde yaşayan pityrosporum ovale denen mantarlar sebeptir bu hastalığa.
3- Stres gibi faktörlerden bütün hastalıklar gibi etkilenir. Hastalığın yakıtı strestir.
4- Kişiden kişiye farklı seyir gösterebilir, kiminde saçta, kiminde yüzde kiminde sakalda ortaya çıkarken, faül, kulak arkası, göğüsler, etek bölgesi gibi bütün kıllı deride görülebilir.
5- Seboreik Dermatit'in belirtileri kaşınma, pullanma, kızarıklık, sarımsı tabaka halinde kepekler, yağlı görünümdür.
6- Bu hastalık daha çok erkeklerde görülür, iki türü vardır; bebeklik döneminde ya da erken ergenlikten sonra. Ergenlikten sonra yağ bezlerinin daha aktif olmasıyla birlikte ortaya çıkar.

Salak mantar malassezia furfur

İşte böyle bir hastalıktır Seboreik Dermatit ya da seboreik egzama... Demeden geçmeyelim, bu egzama hastalığından da elbette bir mantar sorumludur. Kendilerini takdim edeyim; malassezia furfur.

Bu mantar her sağlıklı insanın derisinde usul usul yaşarken, bizde problem çıkarmak için vardır. Bir şekilde kendisiyle aramızda uyumsuzluk var olagelmiştir. Bizim derimizde bulunan hücreler ona sataşırken, o da seks yapıp çoğalmakta ve bütün deriyi kontrolü altına almaya çalışmak için terörist faaliyetler göstermektedir. Ekmeğini yediği kapıya ihanet etmekte, çanağından yallandığı sahibine saldırmaktadır. Haindir o.

Bloğu takipte olun. Fakat bir şeyden emin olun ki yaşıyoruz, yaşayacağız. Seboreik Dermatit bizi yenemeyecek, elbette bir çare ve bir çıkış yolu var olacaktır. "Genetik" diyerek kenara çekilen doktorlardan; bir sürü para verip de kullandığımız mendebur şampuan markalarından hepimiz bıktık. Bu yüzden bloğu takip edin. 

Seboreik Dermatit tedavisinde birlikte yol kat edelim. Yorumlarınızla siz de şenlendirin. Tecrübelerinizi paylaşın. 

Bu arada Psikolojik Danışmanlık okuyorum, o yüzden söyleyeyim bu gibi tecrübelerinizi paylaşmak sizi gerçekten rahatlatabilir ve stres düzeyinizi azaltır. 

Bu da seboreik dermatit hastalığının işine gelmez!